LİNEAR B YAZISI
Schliemann'ın
19. yüzyılda Troia ve Mykenai'da yaptığı kazılar, o ana
kadar arkeolojik olarak bilinmeyen, sadece Homeros'un
anlattıklarından tanınan kültürleri ortaya çıkarmıştı. Bu
büyük keşiflerin yapıldığı tarihlerde Arthur Evans,
Mikenlerin ulaştığı göz kamaştırıcı kültür düzeyinden çok
etkilenmişti ve böyle bir uygarlığın yazıyı bilmeden bu
seviyeye ulaşamayacağını düşünüyordu. Evans Atina'daki
antikacılarda satılan bazı mühürleri incelemiş ve bunların
üzerindeki işaretlerin bir çeşit yazı olduğu kanısına
varmıştı. Mühürler hakkında yaptığı araştırmalar onu
Knossos'a yöneltti. Sayıları 140 civarında olan bu mühürler,
M.Ö. 2000-1600 arasına aitti ve Evans üzerlerinde yer alan
işaretleri "ideografik yazı" olarak adlandırdı. Evans'ın
Knossos'ta başlattığı kazılar sadece o ana dek bilinmeyen,
Mikenlerden farklı ve kökleri daha eskiye giden görkemli bir
uygarlığın ortaya çıkmasını sağlamadı, aynı zamanda çok
sayıda tablet de bulundu; bunlar Linear B tabletleriydi.
Evans'tan sonra birçok arkeolog Girit'te kazılar yaptı ve
özellikle Haghia Triada'da, Evans'ın bulduğu Linear B
tabletlerinden farklı metinler ortaya çıktı. Evans ilk başta
aradaki farkın, saraya özgü başka bir yazıdan
kaynaklandığını düşündü, fakat farkların kronolojik olduğu
anlaşıldı. Haghia Triada'daki yazılar daha stilize
şekillerden oluşuyordu ve tanımlanmaları daha zordu. Evans
bu yazıyı, işaretlerin basit taslaklara benzemesinden dolayı
"Linear A" olarak adlandırdı. Linear A, M.Ö. 1600-1450
yılları arasında mühürler ve tabletler üzerinde
görülmekteydi. Bu yazıya ait birkaç örnek Knossos'ta
bulundu, fakat saraydaki tabletlerin geri kalanı yazının
daha geç örneği olan ve Evans tarafından "Linear B" adı
verilen yazıyla yazılmıştı. Linear B M.Ö. 1450'de,
Yunanlıların adayı ele geçirmelerinden sonra, M.Ö. 1200'e
kadar Linear A ile birlikte Girit'te kullanılmıştı.
1939'da Carl
Blegen'in Messenia'da, Homeros'a göre Nestor'un sarayının bulunduğu
Pylos'ta yaptığı kazılarda büyük ve etkileyici bir yapı kompleksi ortaya
çıkarıldı. Üstelik, ilk açmada Knossos'takiler gibi Linear B tabletlerine
rastlandı. Bu durum Evans'ın teorisini doğrular nitelikteydi: Evans
Girit'in Yunanistan'ı "kolonize" ettiğini, "uygarlaştırdığını"
düşünüyordu. Dolayısıyla Linear B tabletlerinin Pylos'ta bulunması
doğaldı. Diğer taraftan, birçok bilim adamı Mikenlerin Homeros'un
bahsettiği Akha'lar olduğuna inanıyordu ve bütün kahramanların Yunanca
adlar taşıması Evans'ın görüşleri ile çelişiyordu. Daha sonra Thebai,
Mykenai ve Tiryns'te yapılan kazılarda da Linear B tabletleri ortaya
çıkarıldı. Böylece Yunanistan'ın birçok yerinde Linear B'nin bilindiği ve
kullanıldığı anlaşılmıştı, fakat yazı hâlâ çözülememişti ve hangi dil
ailesine ait olduğu bilinmiyordu.
Michael
Ventris, gizemli Linear B yazısından etkilenmiş ve sırrını çözmek için
çalışmalara başlamıştı. Bu oldukça zor bir uğraştı, çünkü elde deşifreyi
kolaylaştıracak çift dilli hiçbir yazıt yoktu. Burada devreye Kıbrıs
yazısı girdi: M.Ö. 3. yüzyıla kadar Kıbrıslılar Yunanca yazmak için Yunan
alfabesinden farklı bir hece yazısı kullanmışlardı. Alfabedeki bazı
işaretler Linear B işaretlerinin benzeri ya da tıpa tıp aynısıydı. Bu
sırada Alice Kober de Linear B'deki çekim eklerini ve cinsiyet zamirlerini
ortaya çıkarmıştı. Böylece Linear B yavaş yavaş çözülmeye başlandı.
1952'de Blegen, Ventris'in oluşturduğu hece değerlerini, üzerinde üç
ayaklı kazan ideogramlarının bulunduğu bir tablete uyguladı ve tablette ti-ri-po-de kelimesini okudu; bu Klasik
Yunanca'daki tripodes ile aynıydı ve böylece Linear B'nin aslında
Yunanca'nın arkaik bir formu ve Hint-Avrupa dil ailesinin üyesi olduğu
ortaya çıktı. Evans'ın görüşlerinde yanıldığı, Mikenlerin aslında temelde
Linear A'ya dayanan bir hece yazısı -yani Linear B- geliştirerek bunu
Yunanca yazmak için kullandıkları anlaşılmıştı.

Linear B İdeogramlarından Birkaç Örnek
Linear B
yazısı temel olarak üç öğeden oluşur: hece işaretleri, ideogramlar ve
sayılar. Hece işaretleri kelimenin fonetik karşılığını ifade etmek için
kullanılır. İdeogramlar ise bir çeşit kısaltmadır ve genellikle
tabletlerdeki malları tanımlar. Linear B hece işaretleri 87 tanedir ve her
bir işaret bir heceyi tanımlar:
= tu-ka-te (kız evlat) gibi. İdeogramların
bazıları ilk bakışta tanınabilirken, diğerleri kullanıldıkları içeriğe
göre anlaşılabilmektedir. Örneğin "giysi" kelimesi, dikey dokuma tezgâhı
ve dokuma ağırlıklarından oluşan bir ideogram ile gösterilmiştir. Hububat
ve sıvı ideogramları doğal olarak tanınacak şekilde çizilememişlerdir;
bunun yerine bu ürünlerin elde edildiği bitkiler gösterilmiştir. Hayvan
ideogramlarında erkekler yatay iki çizgiyle, dişiler ise ters "v" ile
belirtilmiştir. Bazen hece işaretleri kısaltma görevini görür. Örneğin
"fire" anlamına gelen o-pe-ro,
"o." olarak kısaltılmıştır. Bir kısmı da doğrudan Linear A'dan alınmıştır.
Ölçü birimlerine ait ideogramlar ağırlık, katı ve sıvı ölçüler olmak üzere
üçe ayrılır. Mikenler şüphesiz uzunluk ölçüsü de kullanıyorlardı, fakat
metinlerde bununla ilgili ipucu şimdilik yoktur. En büyük birim terazi
şeklindedir ve olasılıkla 1 talent'e (29 kg) denk gelmektedir. Talent ise 60 mina eder. Linear
B'de talent'ten sonra gelen ikinci en büyük birim, alt alta gelen
iki ters "s" biçimindeki işaretle gösterilir ve her bir "ters s"nin 30 mina'ya eşit olduğu kesinlik kazanmıştır. Ne var ki diğer işaretler Antik Çağ'da
kullanılan değerler ile örtüşmemektedir. Talent için verdiğimiz değere göre, en
küçük birim 3.5 g olur. Sıvı ve katı ölçü sisteminin en küçük birimleri
birbirine eşittir. Bir sonraki birimler de aynı değerdedir, fakat aynı
işarete sahip değildir. İki sistemin en büyük birimi için bir işaret
yoktur; sadece sayı tarafında takip edilen bir mal ideogramı (şarap ve
tahıl) bulunmaktadır. En küçük birimler khoiniks ve kotyle'nin ilişkisine (4 kotyle=1 khoiniks) benzemektedir; ancak daha büyük birimlerin durumu
farklıdır. En küçük birim 0.2-0.4 l arasındadır. Buna göre en büyük katı
ve sıvı hacim birimi sırasıyla 96 l ve 92 l olacaktır.

Linear B Hece İşaret Listesi
Linear B ile
yazılmış metinlerin sayısı fazla değildir. En çok tabletin ele geçtiği
Knossos ve Pylos'un dışında, Mykenai, Thebai ve Tiryns'te de tabletler
bulunmuştur. Tabletlerin kesin sayısını vermek oldukça zordur, çünkü
birçok tablet en az iki parçadan oluşmaktadır. Bu yüzden kırık bir parçayı
tablet saymak yanlıştır, zira başka bir tableti tamamlıyor olabilir.
Yuvarlak bir rakam vermemiz gerekirse, Knossos'ta 3000, Pylos'ta ise 1200
kadar tablet bulunmuştur.
Tabletler kilden
yapılmışlardır. Yazı iğne uçlu bir stylus ile yumuşak kil üzerine
yazılır; bundan sonra tabletler kurumaya bırakılır. Birkaç saat ya da
birkaç gün sonra tabletler, üzerlerinde düzeltme yapılamayacak kadar
kururlar. Mikenler Mezopotamya örneklerinin aksine, tabletlerini asla
pişirmemişlerdir. Dolayısıyla ancak yangın geçirmiş bir binada bulunan
tabletler -ateşle piştiğinden- günümüze ulaşabilmiştir; yani şansın ve
buluntu durumunun büyük bir rolü vardır.
Tabletler
yazıldıktan sonra arşiv odalarındaki sepetlerde ve belki de ahşap
kutularda saklanmaktaydı, çünkü bazı tabletlerle birlikte menteşe
parçaları ortaya çıkarılmıştır. Sepetlerin üzerine etiket görevi gören kil
parçaları yapıştırılmıştır. Arkasında hasır izleri olan birçok kil
parçasının bu amaca hizmet ettiği anlaşılmaktadır. Bunların üzerindeki
yazıtlar kısa ve özdür. Örneğin Pylos'ta gövde zırhları ile ilgili
tabletlerin bulunduğu sepetin üzerindeki kil etikette, sadece "zırhlar"
yazmaktadır.
Tabletlerin iki
biçimi vardır. "Yaprak Şekilli" birinci tip, tıpkı bir palmiye yaprağı
gibi ince ve uzundur. Bunlar enlemesine, küçük notlar yazmak için
kullanılmıştır. En büyüğü 16x27 cm boyutlarında ve 3 cm kalınlığındadır.
"Sayfa Biçimli" büyük tabletler ise, belli bir ölçüye uymazlar. "Sayfa
Biçimli" tablet, "Yaprak Biçimli" tabletin aksine tek başına da bir
bütündür ve bazen bunlardan birkaçı birleşerek bir grup meydana
getirebilir.
Linear B
ideogramlarının ve işaretlerinin zarif, yuvarlak hatları ve karmaşık
şekilleri, bunların aslında kil tabletlere değil, deri ve papirüs gibi
materyaller üzerine yazılmak için tasarlandığına işaret etmektedir.
Dolayısıyla, bu gibi arkeolojik iz bırakmayan nesneler üzerine yapılan
kayıtlar hakkında bilgimiz eksiktir. Papirüs, Mısır'dan ithal edildiğinden
pahalıdır, fakat hayvan derileri papirüse göre ucuz olduğundan, daha çok
tercih edilmiş olmalıdır. Bununla birlikte, tabletlerde bahsedilen hayvan
derilerinin yazı ile ilgili olup olmadıkları belli değildir. Öte yandan,
Uluburun batığında ortaya çıkarılan ve üzerindeki balmumu tabakası üzerine
yazıyazılan diptik gibi araçların Ege dünyasında ne ölçüde kullanıldığını
bilemiyoruz (Homeros böyle bir yazı tahtasından bir kez bahseder: Proitos,
üzerinde "ölüm işaretleri" olan "katlanmış bir tableti", Bellephontes ile
birlikte Iobates'e gönderir, Hom. Il.
6. 169). Kayıtların her yıl yenilenmesi tabletlerin yorumlanmasını
güçleştiren başka bir engeldir. Elimizdeki tabletlerin sadece çok küçük
bir bölümünde ay adı görülür ve yıllar sadece "bu yılın" ve "geçen yılın"
ifadeleriyle belirtilmiştir. Anlaşılan tabletlerin bir yılda fazla
saklandığı çok nadirdir ve her kış geçen yılın kayıtları silinmekte,
ardından yeni bir kayda geçilmektedir.
Linear B
tabletleri arkeoloji literatüründe bulundukları yer, genel konu, alt
gruplar, alt başlıklar, şekil ve envanter numarasını tanımlayacak biçimde
şifrelenmiştir. Örneğin PY Ta 641 tabletini ele alalım: PY tabletin
bulunduğu yerleşmenin ilk iki harfini -burada Pylos- göstermektedir. Diğer
buluntu yeri kısaltmaları ise şöyledir: KN Knossos; MY Mykenai; TH Thebai;
TI Tiryns; KH Khania. Tabletin genel konusu çoğunlukla üzerindeki
ideogramla belirlendiğinden, yerleşim kısaltmasından sonra gelen büyük
harf genel konuyu, onu takip eden küçük harf ise alt başlık ve tabletin
şeklini temsil eder. PY Ta 641'de T, tabletin kapları kaydettiğini, a ise
tabletin "yaprak biçimli" olduğunu ve Ta serisine ait diğer tabletlerle
aynı bilgileri içerdiğini göstermektedir. Genel olarak a-m arası küçük
harfler yaprak biçimli tabletler, n-z arası küçük harfler ise "sayfa
biçimli" tabletler için kullanılmaktadır. Büyük harfler tarafından
tanımlanan diğer konular şunlardır: A erkek ve kadınlar; E arpa ve arazi
ölçümü; F buğday ve diğer gıda maddeleri; C hayvanlar; J bronz; G sıvı
mallar, şarap ve bal; U tarım ürünleri ve çiftlik hayvanlarını kapsayan
karışık mallar. Küçük ve büyük harflerden oluşan kısaltmalar her
yerleşmede bulunan tabletler için tektir, yani yerine özgüdür. Örneğin
Knossos'ta şarap tabletlerini Gm tanımlarken, Pylos'taki şarap tabletleri
Gn kısaltmasıyla gösterilmektedir. Sondaki sayı ise sadece tablete verilen
envanter numarasıdır ve tabletlerin sayısı ile içeriği hakkında bilgi
vermemektedir; diğer bir deyişle PY Ta 641'de 641, tabletin Pylos'ta
bulunan ve envanteri yapılan 641. parça ya da tablet olduğunu gösterir.
Parçalar daha sonra başka bir tabletle birleşse bile daha önce verilen
envanter numarasını korur.
İdeogramlara verilen kodlar (VIN, GRA vb.) bu ideogramların belirttiği
nesnelerin Yunanca, Latince, Linear A ya da Linear B'daki karşılıklarıdır.
Örneğin, şarabı tanımlayan VIN ideogramı Latince'deki VIN(um), tahılı
tanımlayan GRA ideogramı Latince'deki GRA(num) ile adlandırılmıştır. Diğer
bir deyişle bunlar, nesnelere verine isimlerin ilk birkaç harfinde
oluşturulan kısaltmalardır: ME (=me-ri=bal),
AREPA (a-re-pa=merhem, vücuda sürülen yağ) gibi.